
The Office
İş yerinde kameraya bakıp sessiz bir çaresizlikle gülümsemek, çoğumuzun günlük hayatında en az bir kez yaşadığı bir andır. İşte 'The Office', o sıradan ofis sıkıntısını öyle abartısız, öyle samimi bir komediye dönüştürüyor ki, Michael Scott'ın yaptığı her beceriksizlikte yüzünüzü ellerinizin arasına alıp gülüyorsunuz. Belgesel formatı, karakterleri o kadar doğal ve tanıdık kılıyor ki, Jim’in kameraya attığı o yan bakışı siz de ekran başında aynen yapıyor, Dwight’ın tuhaf kurallarına ister istemez alışıyorsunuz. Dizi, büyük patlamalı kahkahalardan çok, sinsi sinsi güldüren, sonra da içinizi ısıtan o ince espri anlayışıyla ilerliyor. Pam ve Jim arasındaki o yavaş yavaş gelişen, kelimelere dökülmeyen bakışmalar, iş yerindeki en sıradan ana bile bir romantizm katıyor. Her bölümü ayrı bir karakter çalışması gibi; ofisteki her bir deli, aslında hepimizin iş hayatında karşılaştığı o tiplemelerin ta kendisi. Sıradan bir günü, unutulmaz bir kaosa çeviren bu dizi, sıkıcı bir iş gününün ardından kanepenize kurulup 'Ben de böyle bir ofiste çalışıyorum be' dedirten o nadir yapımlardan. Komedi seven herkesin hayatında bir yeri olmalı, tıpkı ofis malzemelerinin arasında gizlenmiş o küçük mutluluklar gibi.

Yorumlar
İlk yorumu sen yap.