
The Originals
Bir vampir, kurt adam ve cadı üçgeninin ortasında, ailenin lanetini taşımak ile şehri kurtarmak arasında sıkışıp kalmış bir karakter düşünün. The Originals, vampir mitolojisinin o bilindik kalıplarını alıp, onu derin bir aile dramına dönüştüren nadir dizilerden. Klaus Mikaelson, öyle bir anti-kahraman ki, onun yaptığı her korkunç şeye rağmen, içindeki o terk edilmiş çocuğu görüp üzülmeden edemiyorsunuz. New Orleans'ın caz dolu, büyülü ve tehlikeli sokakları, diziye öyle bir atmosfer katıyor ki, o şehrin ta kendisi başlı başına bir karakter gibi. Aile bağları, ihanetler ve kan bağı üzerine kurulan bu hikâye, o kadar katmanlı ilerliyor ki, hangi tarafın haklı olduğuna karar vermekte zorlanıyorsunuz. Rebekah’ın çaresiz aşk arayışı, Elijah’ın soylu duruşu ve Klaus’un kontrol edilemeyen öfkesi arasında, her bölüm bir karakterin iç dünyasına doğru küçük bir yolculuk. Büyü savaşları ve kanlı hesaplaşmalar bir yana, asıl mesele hep aynı: Kan bağı her şeyi affettirir mi, yoksa en büyük yaraları mı açar? Bu soru, dizinin son jeneriği geçtikten sonra da zihninizin bir köşesinde dönüp duruyor. Eğer karanlık fantezi türünü, içinde bolca entrika ve duygu yoğunluğuyla izlemek istiyorsanız, bu ailenin lanetine ortak olmaya hazır olun.


Yorumlar
İlk yorumu sen yap.